ŞEKER FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİNE KARŞI ÇIKMAK YERİNE ÖNERİ GETİRİP İŞÇİNİN, ÇİFTÇİNİN EKMEĞİNE KATIK OLUNMALI

ŞEKER FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİNE KARŞI ÇIKMAK YERİNE

ÖNERİ GETİRİP İŞÇİNİN, ÇİFTÇİNİN EKMEĞİNE KATIK OLUNMALI

Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) 22 Şubat 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlan ve yüzde 100 hissesi Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ'ye ait,  Bor, Çorum, Kırşehir, Yozgat, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu ,Turhal Afyon, Alpullu, Burdur, Elbistan ile Muş şeker fabrikalarının  özelleştirileceği  kararı ülke gündeminde ilk sıralara oturdu.

Kamuya ait 14 Şeker fabrikasının özelleştirilmesi kararının  Ülke gündeminde ilk sıralara  oturması sonrasında ilk kez konuşan   Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu  Başkanı Hüseyin Akay;  Özelleştirmeye karşı kamuoyu oluşturmaya çalışanların aslında Ülkemizde  Şeker Pancarı tarımı, Pancar çiftçisinin niçin pancar ekmek istediği, sözleşmeli tarımın ne olduğu, şeker sektöründeki kota sorunu, Türk çiftçisinin Avrupa çiftçisi ile nasıl rekabet edebileceği, Gerçek şeker olan Şeker pancarı şekerinin Nişasta Bazlı Şeker ile mücadelesi hakkında doğru ve tam bilgilendirilmediklerini üzülerek görmekteyiz.

Şeker sektöründeki payı yüzde 15 seviyesinde olan Kayseri Şeker, Sektörün şu anda en büyüğü olmamakla birlikte en güçlü kuruluşlarından bir tanesidir. Dolayısıyla Kayseri Şekerin sadece kendi işine değil şeker sektörüne de sahip çıkmak gibi bir misyonunun olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu sektörün disiplinli bir şekilde yürümesi ancak bizimki gibi kuruluşların sahip çıkması, önderlik, rehberlik, liderlik yapmasıyla mümkün olabilir.  

Aslında bu özelleştirmeye kuru kuruya karşı çıkmak yerine toplumun bütün kesimlerinden öneriler getirilerek işçinin, çiftçinin ekmeğine katık olunmalıdır. Yeryüzünde tarımın beşiği olarak bilinen ve tarım konusunda yüzyıllarca dünyaya yön veren ülkemiz insanlarının birikimlerinin, yeniden gözden geçirilerek tarım konusunda dünya ülkeleri ile rekabet edebilecek seviyeye gelebiliriz dedi.

Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü; Kayseri Şeker Fabrikası, 1992 yılındaki özelleştirme sonucunda Kayseri Pancar Kooperatifi tarafından satın alınmış olup son yıllarda yakaladığı yükseliş trendi ile başarılı bir rol model ve sektöründe lider konumuna gelmeyi başarmıştır. Bu başarıyı,  sorumluluk anlayışı ve disiplin içerisinde sürdürmenin yanı sıra birikimlerimizi kamuoyu ile paylaşmak suretiyle Şeker pancarı tarımı ve Şeker pancarında verimlilik alanlarında sektörümüze katkı sağlamak isteriz. Özelleştirme ile ilgili önerilerimiz;

- Her fabrikanın, bulunduğu bölgelerin pancar kooperatifleri ile iyi diyalog ve iş birliği oluşturulmalı,

- Şeker fabrikalarını alan kuruluşların Fabrikaları rehabilite etmeleri için önemli bir bütçe ayırmaları gerekir.

- Şeker fabrikaları çiftçilerle yapılan üretim sözleşmesi çerçevesinde çiftçilere karşı özellikle kota uygulamasında adaletli davranılmalıdır. Kota, üreten çiftçiye verilmeli,

- Şeker fabrikaları sanayi kuruluşu olmakla, her kademesinde dikkate alınması gerekli uygulamaları ve tekniği vardır. Bunları yapabilecek yetişmiş teknik personele sahip çıkılmalı,

- Her fabrika ayrı ayrı üretim ve satış politikası uygularsa, sektörde kaos yaşanır, bundan her fabrika zarar görür. Fabrikalar arası iş birliğine gidilmesi,

-Bu fabrikalar özelleşirken çiftçi kendisini daha fazla nasıl geliştirir, nasıl kazanır bu fabrikalar daha fazla nasıl kazanıp sadece Türkiye’nin ihtiyacını değil gerekirse dünyaya şeker satabilecek şekilde kendisini nasıl geliştireceğinin hesap edilmesi,

-Dünyada özellikle Avrupa’da da, Amerika’da, Almanya, Fransa, Polonya gibi ülkelerde genelde şeker fabrikaları çiftçilerin üyesi olduğu kooperatiflerin elinde başarılı şekilde nasıl yürütülüyor. Bu fabrikaları Avrupa ve dünya seviyesine nasıl getirebiliriz konusunun üzerinde durulması,

- Kayseri  ve Konya gibi  Kooperatif kuruluşlarının elindeki fabrikaların kapasitesi Avrupa’yla rekabet edebilecek seviyededir. Ama Türk Şekerin elinde ise kendisini yenileyemediği için halen günde iki-üç bin ton pancar işleyen fabrikalar bulunmaktadır.  Avrupa’da ise en düşük pancar işleyen fabrika 15 bin ton ile başlıyor. Avrupa bu şekilde üretirken biz hala iki-üç bin ton işleyen fabrikalarla bu işi yapmaya çalışmamız onlarla rekabet edemeyeceğimiz, şekeri pahalı üreteceğimiz, çiftçimize para kazandıramayacağımız, bu fabrikaların zarar edeceği anlamına gelir.  Bu fabrikaların nasıl bir modernizeye ihtiyacı var. Bu işi daha başarılı bir şekilde nasıl sürdürülebiliriz  konusunun da ele alınması gerekir.